<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mağaracılık arşivleri - İnsan ve Doğa</title>
	<atom:link href="https://www.insanvedoga.com/category/doga/magaracilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.insanvedoga.com/category/doga/magaracilik/</link>
	<description>Doğa hakkında son dakika haberler ve güncel bilgiler bulunmaktadır.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 Oct 2024 13:13:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8</generator>
	<item>
		<title>Dünyanın en büyük mağarası Hang Son Doong</title>
		<link>https://www.insanvedoga.com/dunyanin-en-buyuk-magarasi-hang-son-doong/</link>
					<comments>https://www.insanvedoga.com/dunyanin-en-buyuk-magarasi-hang-son-doong/?noamp=mobile#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[GeZGiN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Nov 2023 12:47:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Mağaracılık]]></category>
		<category><![CDATA[Mağara]]></category>
		<category><![CDATA[mağaracılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://insanvedoga.com/?p=1070</guid>

					<description><![CDATA[<p>İçinde kocaman bir Boeing uçağı bile uçabilir: İşte dünyanın en büyük mağarası Öyle bir mağara düşünün ki, içinde bir Boeing uçağının uçabileceği kadar büyük ve yüksek olsun&#8230; Dünyanın en büyük mağarası olarak bilinen Hang Son Doong, işte tam da böyle bir mağara. 2009 yılına kadar dokunulmadan varlığını sürdüren Vietnam&#8217;daki Hang Son Doong mağarasının tarihi, yaklaşık 2 ila &#8230;</p>
<p><a href="https://www.insanvedoga.com/dunyanin-en-buyuk-magarasi-hang-son-doong/">Dünyanın en büyük mağarası Hang Son Doong</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.insanvedoga.com">İnsan ve Doğa</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h6>İçinde kocaman bir Boeing uçağı bile uçabilir: İşte dünyanın en büyük mağarası</h6>
<h6>Öyle bir mağara düşünün ki, içinde bir Boeing uçağının uçabileceği kadar büyük ve yüksek olsun&#8230; Dünyanın en büyük mağarası olarak bilinen Hang Son Doong, işte tam da böyle bir mağara.</h6>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-1199" src="https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/hang_son-300x169.webp" alt="" width="550" height="310" srcset="https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/hang_son-300x169.webp 300w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/hang_son-768x432.webp 768w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/hang_son-390x220.webp 390w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/hang_son.webp 940w" sizes="(max-width: 550px) 100vw, 550px" /></p>
<p>2009 yılına kadar dokunulmadan varlığını sürdüren Vietnam&#8217;daki Hang Son Doong mağarasının tarihi, yaklaşık 2 ila 5 milyon yıl öncesine, Pliyosen&#8217;e veya geç Miyosen&#8217;e kadar uzanıyor. 5 kilometre uzunluğundaki mağara sistemi, 200 metre yüksekliğindeki tavanlara sahip ve bu da onu Dünya’da şimdiye kadar keşfedilen en büyük mağara yapıyor.</p>
<p>Bu mağara o kadar büyük ki, bir önceki “Dünya’nın en büyük mağarası” unvanı sahibi olan Malezya’daki Geyik Mağarası’nın yaklaşık beş katı daha büyük. Ancak bu boyutuna rağmen, girişi ilk defa 1991 yılında yerel halktan Hồ Khanh adında bir adam tarafından keşfedildi; sonraki 18 yıl boyunca bir daha bulunamadı.</p>
<p>Sonunda 2009 yılında mağaranın bitkilerle kaplı girişini ortaya çıkarmayı başaran British Cave Research Association’dan bir ekip, mağaranın etkileyici boyutunu belgelemeyi başardı.</p>
<p>Vietnam kıyısındaki Phong Nha-Ke Bang parkı, çoğu keşfedilmemiş olan 150&#8217;den fazla kireçtaşı mağarası ve yeraltı odasına sahip. Parkın mağara sistemlerinin çoğu birbirine bağlı ve toplamda 200 kilometre uzunluğunda bir sistem oluşturuyorlar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-1200" src="https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/ekran-alintisi-300x168.webp" alt="" width="550" height="308" srcset="https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/ekran-alintisi-300x168.webp 300w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/ekran-alintisi-1024x574.webp 1024w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/ekran-alintisi-768x430.webp 768w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/ekran-alintisi.webp 1339w" sizes="auto, (max-width: 550px) 100vw, 550px" /></p>
<p>Son Doong’un geçitleri 38,4 milyon metreküp hacme, 9 kilometre uzunluğa ve 198 metre genişliğe sahip, yani bir Boeing 747&#8217;nin dümdüz uçabileceği kadar geniş. Ormanın bitki örtüsüyle yoğun bir şekilde örtülmüş olmasına rağmen, mağaranın girişi bile etkileyici bir şekilde 50 metre yüksekliğe sahip.</p>
<p>İçeride, yüzbinlerce yıl boyunca mağaranın oluşumuna neden olan hızla akan bir nehir yer alıyor. Yağmur mevsimi boyunca bu nehir taşıyor ve geniş sistemi doldurarak erişilemez bir hale getiriyor.</p>
<p>Ayrıca bu mağara, 70 metre yüksekliğinde, “Köpeğin Eli” olarak adlandırılan dünyanın en büyük dikiti de dahil olmak üzere bazı etkileyici dikitlere ev sahipliği yapıyor.</p>
<p>Mağaranın inanılmaz atmosferinin yanı sıra, iki büyük obruk, yukarıdaki ormanın mağaranın derinliklerine yayılmasına izin veren, normalde zifiri karanlık olan geçitler boyunca tavan pencereleri oluşturmuş durumda. Bu pencerelerden “Dinozorlara Dikkat Edin” adı verilen daha küçük olanının, son 500.000 yılda orman tabanının çok yoğun hale gelmesi ve çökmesi sonucu oluştuğuna inanılıyor.</p>
<p>Daha büyük olan “Edam Bahçesi” ise 163 metre uzunluğunda ve çok daha kalın bir orman zeminine sahip. Bu obruktaki ağaçların boyu 30 metreyi aşıyor ve genellikle mağarayı keşfedenlerin sık çalılıklar arasında kaybolmasına ve yönünü şaşırmasına neden olabiliyor.</p>
<p>Bu obrukta kuşlar, maymunlar ve yılanlar yaşıyor. Bölgedeki türlerin birçoğu IUCN Tehdit Altındaki Türler Kırmızı Listesi&#8217;nde yer aldığından dolayı, mağaraların bu popülasyonlar ve belki de henüz keşfedilmemiş bazı türler için umut olabileceği düşünülüyor.</p>
<p>Mağaranın geri kalanıyla aynı yağmur mevsimi selini yaşamayan el değmemiş bir geçit ise mükemmel şekilde korunmuş 400 milyon yıllık fosillerle dolu bir şekilde bekliyor.</p>
<p>National Geographic tarafından 2010 yılında bu etkileyici mağaranın tüm görkeminin haritası çıkartıldı ve internet üzerinden mağarada tam bir sanal gezinti yapmanız mümkün. Ancak, tüm mağara sisteminin yalnızca yüzde 30’unun keşfedildiği düşünülüyor.</p>
<p>2019 yılında İngiliz dalgıçlardan oluşan bir ekip mağaranın su altı geçitlerini keşfetmek için yola çıktı. Suyun yaklaşık 120 metre altında, mağaraya bağlanan ve 1 kilometre boyunca uzanan başka bir tünel keşfettiler. Bu bulgu, zaten devasa olan mağaranın daha önce düşünülenden en az 1,6 milyon metreküp daha büyük olduğunu gösterdi.</p>
<p>Uzmanlar hala en içteki suyun nereden aktığını belirlemeye çalışıyor ve bu yüzden bazı araştırmacılar, daha da büyük, keşfedilmemiş bağlı bir mağaranın varlığına inanıyor.</p>
<p><a href="https://www.insanvedoga.com/dunyanin-en-buyuk-magarasi-hang-son-doong/">Dünyanın en büyük mağarası Hang Son Doong</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.insanvedoga.com">İnsan ve Doğa</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.insanvedoga.com/dunyanin-en-buyuk-magarasi-hang-son-doong/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temel Mağaracılık</title>
		<link>https://www.insanvedoga.com/temel-magaracilik/</link>
					<comments>https://www.insanvedoga.com/temel-magaracilik/?noamp=mobile#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[GeZGiN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Nov 2023 10:57:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Mağaracılık]]></category>
		<category><![CDATA[Mağara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://insanvedoga.com/?p=954</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mağaracılık Nedir? Suların aşındırmasıyla veya büyük çatlaklar boyunca oluşan derin ve uzun yeraltı boşluklarına yardımcı teknik malzemeler ve aydınlatma araçları kullanarak girip çıkmaya Mağaracılık denir. Speleoloji ise mağaraları araştırmak, onların oluşumlarını ve içindeki yaşamı incelemek için mağaracılık sporunu araç olarak kullanan bir bilim dalıdır. 19. yy sonlarında Avrupa&#8217;da başlayan mağara araştırmaları II. Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra &#8230;</p>
<p><a href="https://www.insanvedoga.com/temel-magaracilik/">Temel Mağaracılık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.insanvedoga.com">İnsan ve Doğa</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mağaracılık Nedir?</strong><br />
Suların aşındırmasıyla veya büyük çatlaklar boyunca oluşan derin ve uzun yeraltı boşluklarına yardımcı teknik malzemeler ve aydınlatma araçları kullanarak girip çıkmaya Mağaracılık denir. Speleoloji ise mağaraları araştırmak, onların oluşumlarını ve içindeki yaşamı incelemek için mağaracılık sporunu araç olarak kullanan bir bilim dalıdır. 19. yy sonlarında Avrupa&#8217;da başlayan mağara araştırmaları II. Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra kullanılan teknik malzemelerin gelişmesiyle birlikte ilerlemeye başlar. Bugün ise speleoloji, dünyanın her yanında genellikle amatörlerin uğraştığı ama üniversitelerde de okutulan bir bilim dalıdır.<br />
Ülkemizde 1964 yılında Türkiye Mağara Araştırma ve Tanıtma Turizm Derneği&#8217;nin (MAD) kurulmasıyla başlayan araştırmalar bugün BÜMAK dâhil yaklaşık 20 dernek ve kulüpteki ekiplerin çalışmalarıyla devam etmektedir.</p>
<p><strong>Mağaracılık Nasıl Yapılır :</strong><br />
Mağaracılık yatay ve dikey mağaracılık olmak üzere iki çeşit mağarada yapılır.</p>
<p>Yatay mağaralara girebilmek için aydınlatma araçlarını kullanmayı bilmek yeterlidir. Mağarada yaygın olarak kullanılan aydınlatma sistemi &#8220;Karpit Lambası&#8221;dır. Karpit Lambası, karpit taşını ile bunun üzerine kontrol edilebilen bir miktarda damlatılan suyun tepkimeye girmesi sonucu açığa çıkan asetilen gazının yakılmasıyla çalışır. Gazın alevi oldukça geniş bir alanı aydınlatır. Bir dolumluk karpit ortalama 6 saat boyunca ışık verir.</p>
<p>Dikey mağaralara girebilmek için ise SRT (Single Rope Techniques) adı verilen ve ipin üzerinde inip çıkabilmenizi sağlayan bir tekniği öğrenmek gereklidir.</p>
<p>Mağarada güvenlik her şeyden önce gelir. Bu nedenle bir tondan fazla ağırlık çeken ipler, bolt adı verilen özel çiviler ve karabin adı verilen halkalarla mağaranın mermer duvarına sabitlenir.</p>
<p>Mağara duvarına yerleştirilen bolt ve karabinlere istasyon adı verilir. Mağaracının en çok risk altında olduğu yerlerden biri istasyondur. Özel emniyet kemeri ve aletlerle ipe bağlanan mağaracı istasyonları geçerek iner ya da çıkar.</p>
<p>İstasyon geçişi sırasında ipten ayrılan mağaracı yerden metrelerce yüksekte karanlığın ortasında &#8220;göbek bağı&#8221; adı verilen bir iple güvenliğini sağlar. İp üzerinde yukarı yönde ilerleyen ve el ile göğüs üzerine takılan &#8220;jumar&#8221; adı verilen sistem kullanılır.</p>
<p>İstasyon geçerken Jumar’ın içindeki ip yuvasından çıkarılır, istasyon geçtikten sonra ip yerine yerleştirilir.</p>
<p>Mağarada bizi bekleyen tehlikelerin başında, sel basması, kaya düşmesi, düşmeler, sıkışma, kaybolma, ışık yetersizliğinden kaynaklanan problemler ve hipotermidir. Ancak, yeterli eğitim ve uygun malzeme ile yapıldığında mağaracılık, diğer doğa sporlarından çok daha az risklidir.</p>
<p><strong>Mağara Çeşitleri</strong><br />
<strong>İn:</strong> Yerin içine fazla gitmeyen ve/veya insan yapımı girintilerdir. Barınak, ağıl olarak kullanılırlar ve mağara bilim açısından önem taşımazlar.<br />
<strong>Düden:</strong> Büyük havzalarda toplanan suların kayalardaki çatlakları aşındırarak genişletmesiyle oluşan boşluklardır. Mağaracılık sporu açısından en önemli mağara tipi budur. Bu tip mağaraların araştırılması zor ve tehlikeli olabilir. Bunun için tecrübeli ekiplerin eşgüdümlü olarak uzun süre çalışması gerekmektedir. Dünyada bilinen en derin mağara -2158 m. derinliğinde bir düdendir. Türkiye&#8217;de bilinen en derin mağara ise araştırması henüz tamamlanmamış olan Evren Günay-Mehmet Ali Özel Düdeni&#8217;dir (-1429 m).<br />
<strong>Obruk:</strong> Yeraltı sularının toprağı alttan aşındırmasıyla oluşan, genelde yatay uzunluğu çok az olan mağaralardır. Türkiye&#8217;de bilinen en derin obruk Akseki-Çimiyayla&#8217;daki Ürküten 1 obruğudur (-243 m.). Türkiye&#8217;deki tek inişle inilen en derin obruk (-192) metredir ve bunun dibinden gökyüzü görülebilmektedir.<br />
<strong>Diğer Türler:</strong> Yerin hareketleri sonucu oluşan boşluklar gibi yukarıdaki sınıflara sokamadığımız türlere de genel olarak mağara denir.</p>
<p><strong>Mağara Araştırma Teknikleri</strong><br />
<strong>a.</strong> Kişisel Malzemeler (Mağaraya giren herkesin yanında bulunması gereken malzemeler)<br />
<strong>Kask:</strong> Kafamızı sağa sola çarpmamızı ve bunun üzerine düşebilecek taşların zarar vermesini engeller. Mağarada kask hiçbir zaman çıkarılmaz.<br />
<strong>Karpit Lambası:</strong> Karpit taşıyla, bunun üzerine damlayan suyun reaksiyona girmesi sonucu ortaya çıkan asetilen gazının kaskın üzerindeki manyetolu çakmakla yakılmasıyla çalışır. Oldukça geniş bir alanı uzun süre aydınlatır.<br />
<strong>Çakı:</strong> Düz tornavidası ve bıçağı olan bir çakı mağara için yeterli ve gereklidir. Çakısız mağaraya girilmez!<br />
Yedek Işık Kaynağı: Mağaraya en az 2 yedek ışık kaynağıyla girilir. Bunların biri genelde kaskın üzerindeki bir elektrik feneridir.<br />
<strong>İç Giysi:</strong> Mağaraya girerken kesinlikle pamuklu giyilmez. Pamuklu giysiler ıslandıklarında ısı kaybını arttırırlar. Bunun yerine yünlü çamaşırlar, daha da iyisi polar giysiler (Şekil 1) giyilir. Bu şartlara uyduğu sürece isteyenler yanlarına balaklava, eldiven, korse gibi giyecekler alabilirler.<br />
<strong>Dış Giysi:</strong> Su geçirmez ya da suya dayanıklı mağara tulumu giyilir (Şekil 2). Ellerin soğuktan ve ince kum tanelerinden korunması için ise bulaşık eldiveni giyilir.<br />
<strong>Ayakkabılar:</strong> Ayaklara içleri kumaşsız plastik çizmeler giyilir. Bunların tabanları ne kadar kalın olursa ısı kaybı o kadar az olur.<br />
<strong>Poko:</strong> Bir paket içinde bulunan ve açıldığında 24 saat boyunca ısıveren bir üründür. Acil durumlarda deriye temas ettirmeden ve efektif çalışabilmesi için ıslatılmadan kullanılmalıdır.<br />
<strong>Alüminyum Folyo:</strong> Işıma yoluyla ısı kaybedilmesini engelleyen bir örtüdür.</p>
<p><strong>b. Mağarada Nasıl Hareket Edilir?</strong><br />
Mağaraya asla yalnız girilmez. Mağaraya en az iki, tercihen üç kişi girilir. Acil durumda biri yardım getirirken birinin de içeride hasta/yaralının başında kalabilmesi mümkün olduğundan genelde üç kişilik girişler tercih edilir. Bunun istisnası ise (iki kişi girmek) üç kişi girmenin ekibi yavaşlatıp güvenliği azaltacağı durumlarda gerçekleşir.<br />
Mağaraya girmeden önce dışarıdaki ekibe bir kurtarma saati verilir. Kurtarma saati, planlanan çıkış zamanından birkaç saat sonraya verilir. Eğer o saatte mağaradakilerden haber alınamamışsa o geceki kurtarma ekibi ne olursa olsun ne olduğuna bakmak için mağaraya girer. Bu yüzden başınıza durmanızı gerektirecek bir şey gelmediği zaman verdiğiniz kurtarma saatine uymanız gerekir.<br />
Mağarada ısı kaybına dikkat etmek gerekir. Isı kaybı birkaç yolla olur:<br />
<strong>1. İletim:</strong> Vücudumuz ürettiği ısıyı çevresindeki hava, kaya, giysi gibi maddeleri ısıtmak yoluyla kaybeder. Vücudun çevresindeki maddeler vücutla aynı sıcaklığa gelene kadar bu ısı kaybı devam eder. Bu maddeler de aynı şekilde kazandıkları ısıyı çevrelerini ısıtmak için kullanırlar. Sorun bu maddelerin bizden aldıkları ısıyı ne kadar hızla dışarıya iletebildiklerindedir. Örneğin hava bu konuda bize oldukça sadıktır, ısıyı çok zor iletir. Buna karşın ıslak pamuklu kumaş bizden aldığı ısıyı anında dışarıya iletir ve bizi çıplak olmaktan da kötü bir duruma sokar. Bizim amacımız vücudumuzun çevresindeki maddelerin ısılarını kaybetmemesini sağlamak olmalıdır. Mesela giysilerimizin içindeki havanın dışarı kaçmasını önlemek için tulumun kapüşonunu takabilir ya da bulaşık eldiveninden keseceğimiz bir şeritle mağara tulumunun bileklerini bağlayabiliriz. Bunun yanında, yerin altındaki kayaları ısıtmak uzun zaman alacağından mağarada kayalara oturmaktan da kaçınmalıyız. Bunun yerine bir çantanın üzerine (içinde kırılacak bir şey olmayanına) oturabilir, karpit haznesine yaslanmak daha akıllıca olacaktır. Yalnız şunu da unutmamak gerekir ki gereğinden fazla ısındığımızda ortaya çıkan ter de, ısıyı bizden alıp götürecektir. Bunun için sıcakladığımızda kendimizi soğutmalı, ancak üşüyebileceğimiz durumlarda, (beklemek, ıslanmak vs.) vücudumuzu üşümeye başlamadan ısıtmalıyız.<br />
<strong>2. Işıma:</strong> Mutlak sıfırın (-273 C) üzerindeki her madde gibi vücudumuz da ısısının önemli bir kısmını ışıma yaparak (bu durumda kızılötesi) kaybeder. Vücudumuzun yaydığı bu görünmeyen ışınlar ısıyı bizden alıp götürür. Çevremize saracağımız bir Alüminyum folyo, bir ayna gibi bu ışınları bize geri gönderip bizi ısıtacaktır. Ancak çok uzun beklemeler yapılmayacaksa Alüminyum folyo kullanmaya gerek yoktur.<br />
Mağara dönüşte farklı görünür. Bu nedenle giderken etrafınıza dikkat etmeli, bazı belirgin işaretleri (oluşumlar, değişik şekilde kayalar) aklınızda tutmalı, gerektiğinde birkaç taşı üst üste koyarak siz bir işaret bırakmalısınız.<br />
Mağaralar yatay-dikey diye ayrılmazlar. Yatay bir mağaranın 3. kilometresinde iple inilmesi gereken bir yer olabilir. &#8220;Mağara nasılsa yatay&#8221; diyerek dikkatsiz bir biçimde ilerlemek tehlikelidir. Yatay olduğunu bildiğiniz bir mağarada bile yanlış yoldan giderseniz tehlikeli bir yere gelebileceğinizi unutmamalısınız.<br />
Uzaktaki iki kişi birbirleriyle tane tane, kısa, karıştırılamayacak cümlelerle iletişim kurmalıdırlar. Ayrıca anlaşmak zorsa ve kişi uzaktaysa gereksiz cümleler kurmamak da faydalı olacaktır. Böylece gerçekten önemli bir şey anlatmaya çalıştığınızda ekip arkadaşınız sizi can kulağıyla dinleyecektir.<br />
Mağarada acıkmayı beklemeden yemek yenmeli, susamayı beklemeden de su içilmelidir. Kaslar soğuduğunda zedelenme riski de artar. Bunun için genelde top-kek, kuru incir, kuru kayısı gibi çabuk yenen yiyecekler tercih edilmeli, yemek için uzun molalar verilmemeli ve düzenli aralıklarla su içilmelidir.<br />
Mağaraya hiçbir zaman zarar vermemek gerekir. Mağarada bırakacağımız her çöp, kıracağımız her oluşum geri dönüşü olanaksız zararlar verecektir. Bu yüzden örneğin bir yeri araştırmak için bir takım oluşumları kırmamız gerekiyorsa orasını kendi haline bırakmamız gerekir. Mağara ortamına ait olmayan her şey (karpit çöpü, top-kek ambalajı, sigara izmariti) hem kötü bir görünüme yol açacak hem de bir miktardan sonra mağara ekosistemine zarar vereceğinden dışarı çıkartılmalıdır.<br />
Mağaracılıkta güvensiz davranışlardan kaçınılmalıdır. Yüksek bir uçurumun kenarından sarkarak bakmak, kayalar üzerinde atlayarak ilerlemek gibi içinde az da olsa yaralanma tehlikesi bulunan hareketlerde bulunmak kazaya davetiye çıkarmaktır. Geçmiş kaza raporlarına baktığımızda hemen her kazadan önce bir güvensiz davranış yapıldığını görürüz. Yüz güvensiz davranıştan biri kazayla sonuçlanıyorsa bile kimse sizin o &#8220;bir&#8221; insan olmayacağınızı garanti edemez.</p>
<p><strong>c.</strong> Temel Malzeme Bakımı Bilgisi Tüm doğa sporları gibi mağaracılık da bazı teknik malzemelerle yapılır. Bu malzemelerin her birinin tam çalışması, güvenli bir giriş için gerekli güvenlik zincirini tamamlar. BÜMAK&#8217;ta teknik malzemeler ortak kullanıldığından kötü kullanılan her malzeme ileride mağara içinde keyifsizlenmenize, kızmanıza ve belki de yaralanmanıza yol açacaktır. Bu yüzden aşağıdaki temel ilkelere uymanız sizin açınızdan faydalıdır.<br />
Güneş ışığı bütün malzemelere zarar verir. Bunu güneşte kalmış elbisenizin solmasında görebileceğiniz gibi üzerine taş düşen bir kaskın parçalanmasında ya da mağarada sürünürken mağara tulumunuzun yırtılmasında da görebilirsiniz. Bu yüzden güneş altında bırakılmış malzeme (kask, ip, tulum) gördüğünüzde bunları malzeme çadırına götürmeniz ya da üzerine bir şey örtmeniz gereklidir.<br />
Kimyasal maddeler de zararlı olabilir. Bu yüzden teknik malzemeyi yıkarken asla kimyasal temizleyici kullanmayınız.</p>
<p>İplerin üzerinde yürümek iplerin içine dışarıdan görünmeyecek zararlar verir.<br />
Kirli malzeme çabuk yıpranır. Bu nedenle malzemeleri her zaman temiz tutmalıyız. Sonuç olarak bütün malzemelerin kendilerine has zayıf yanları vardır. Genel olarak hepsine &#8220;nazik&#8221; davranılırsa bunlara zarar verme riski azalır. Örneğin metal malzemeler 1,5 metreden düştüklerinde bir daha kullanılmazlar. Bunu önceden bilmek zordur ama bunlara &#8220;nazik&#8221; davranılırsa farkında bile olmadan onları korumak mümkündür. Son olarak mağaracılığın mağaraları görmek için bir araç olduğunu unutmayın. Yerin 10.000 metre altına inmiş ama girişteki sarkıtları görmemişseniz çok şey kaçırıyorsunuzdur.</p>
<p>Keyifli ve Güvenli Mağaralar dileğiyle&#8230;</p>
<p><a class="bbc_link" href="http://www.bumak.boun.edu.tr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">www.bumak.boun.edu.tr</a></p>
<p><a href="https://www.insanvedoga.com/temel-magaracilik/">Temel Mağaracılık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.insanvedoga.com">İnsan ve Doğa</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.insanvedoga.com/temel-magaracilik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mağaracılık, Mağaralar Nasıl Oluşur? Turizme Açılan Mağaralar hangileridir?</title>
		<link>https://www.insanvedoga.com/magaracilik-magaralar-nasil-olusur-turizme-acilan-magaralar-hangileridir/</link>
					<comments>https://www.insanvedoga.com/magaracilik-magaralar-nasil-olusur-turizme-acilan-magaralar-hangileridir/?noamp=mobile#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[GeZGiN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Nov 2023 10:57:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Mağaracılık]]></category>
		<category><![CDATA[Mağara]]></category>
		<category><![CDATA[mağaracılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://insanvedoga.com/?p=934</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanoğlunun içinde uyuyan ilkel hayvanın bazı mantık dışı, akıl dışı korkuları vardır. Karanlıktan korkar. Yeraltında olmaktan korkar, çünkü orayı her zaman kötü güçlerin yuvası olarak bilmiştir. Yanlız olmaktan korkar. Tuzağa sıkışmaktan korkar. Sudan bile korkar. Kabusu andıran en büyük korkuları ise, karanlığın içine düşmek ve uzun dehlizlerde yolunu bulamadan dolaşıp durmaktır. Ve mağaracı dediğin adam, &#8230;</p>
<p><a href="https://www.insanvedoga.com/magaracilik-magaralar-nasil-olusur-turizme-acilan-magaralar-hangileridir/">Mağaracılık, Mağaralar Nasıl Oluşur? Turizme Açılan Mağaralar hangileridir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.insanvedoga.com">İnsan ve Doğa</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanoğlunun içinde uyuyan ilkel hayvanın bazı mantık dışı, akıl dışı korkuları vardır. Karanlıktan korkar. Yeraltında olmaktan korkar, çünkü orayı her zaman kötü güçlerin yuvası olarak bilmiştir. Yanlız olmaktan korkar. Tuzağa sıkışmaktan korkar. Sudan bile korkar. Kabusu andıran en büyük korkuları ise, karanlığın içine düşmek ve uzun dehlizlerde yolunu bulamadan dolaşıp durmaktır. Ve mağaracı dediğin adam, çılgının teki olduğu için bütün bu kabuslarla yüz yüze gelmeyi kendi serbest seçimiyle istemektedir. Kaybedeceği şey, tehlikeye koyduğu şey aklıdır.</p>
<h5><strong>Mağaralar Nasıl Oluşur?</strong></h5>
<p>Karbonatlı kayaçların üzerine düşen karbondioksitli atmosferik sular toprak ve kayaların çatlakları arasından geçerken karbondioksitçe doygun şekle dönüşürler. Son derece çözücü bir hale gelen bu suların geçtiği yerleri eritmesi ile mağaralar oluşurlar. Bölgenin yüksekliği, kireçtaşları ile erimeye uygun olmayan geçirimsiz kayaların birbirine göre konumları, akarsu, göl veya deniz seviyesi yüksekliklerine göre mağaralar yatay, dikey veya yatay-dikey duruma gelebilirler. Genel olarak deniz seviyesinden yüksek yerlerde dikey olarak gelişmiş düden mağaralar gelişme imkanı bulurlar. Derinlikleri yüzlerce metreyi bulabilen bu mağaraların araştırması son derece zor ve tehlikelidir. Buna karşılık ova, göl veya nehir seviyesine yakın bölgelerde veya hemen altlarında geçirimsiz birimlerin bulunduğu kireç taşlarında son derece uzun ve yatay mağaralar gelişmiştir. Bu mağaralara dışarıdan su girsede(düden veya subatan), çoğunlukla içinden su çıkan kaynak durumundadır. Birbirine bağlı birkaç kattan oluşan bu mağaraların içleri yer yer göller, damlataş havuzları ve hertürden damlataşlar ile kaplı olabilir. Mağaraya ulaşan suların ilk oluşturduğu şekiş sarkıtlardır. Tavandaki çatlaklar veya tabaka aralarından damlayan bu sularda bir kısmı karbondioksitin serbest hale geçmesiyle damlanın çevresinde ince, yarım küre şeklinde karbonat çökelir. Dairesel çekirdeğin ortası boş olduğundan, su buradan damlar. Damlayan her su, bu çekirdeği silindirik olarak büyütür. Böylece zamanla içi boş, genişliği her yerde eşit çubuk makarna veya tüp şeklinde saydam şekiller oluşur. Sarkıt oluşumunun başlangıç dönemini karakterize eden bu şekillere makarna sarkıt adı verilir ve damlamanın seyrinde herhangi bir değişiklik olmadığı sürece çapları 5-10 mm. boyları 1-3 metreye ulaşabilir</p>
<h5><strong>Mağaracılık</strong></h5>
<p>Mağaracılık beceri, işbirliği ve düzen gerektiren bir spordur. Mağaralar soğuk, ıslak, dar, keskin kayalarla dolu berbat tünellerden, güzel oluşumlarla dolu geniş yürüyüş pasajlarına kadar uzanır, derin çukurlara rastlanır. Dar mekanlardan ve yükseklikten korkan kimseler mağaracılığı düşünmemelidir. Küçük bir odada ışıkları kapatıp oturarak ya da bir yatağın altında emekleyerek kendinizi deneyin! Bir sandalyenin üzerine çıkıp tavana bakın ya da yüksek bir binada pencereye çok yakın durup aşağıyı izleyin. Eğer kendinizi rahat hissetmiyorsanız mağaracılığı unutun.</p>
<p>Yeni başlayan mağaracıların ihtiyaç duyacağı malzeme genellikle ucuz ve basittir. Bazı özel malzemeler kiralanabilir ya da ödünç alınabilir. Elbise, çorap ve botlarla birlikte iki komple giyim takımı gerekli olacaktır. (Bir takım mağaraya gidiş ve dönüşte, diğeri ise mağara içinde kullanılmak üzere).Mağara giysileri genellikle eskidir. İlk giyişten sonra üzerlerinde kalıcı, kirli kahverengi lekeler ve ilginç yırtık ve deliklerden oluşan bir koleksiyon oluşur. Mağaracılar vücudu kaplayan tulumlar ve kotları tercih ederler. Soğuk iklimlerde sweat-shirt veya ceket de kullanılır. Mağaralar ortalama sıcaklığı korudukları için, kuzeydeki mağaralar güneydekilere göre daha soğuk olurlar. Bazı mağaralarda spor ayakkabı da giyilebilir ama bileği koruyan eski botlar idealdir. Tırmanma botları mağaralar için kullanışlı olmakla birlikte iyi bir tırmanma botunu mağarada kullanmamak daha iyi olacaktır. Bir çok tecrübeli mağaracı bu işe adadığı eski, sağlam tabanlı botları kullanır.Her mağaracının mutlaka sahip olması gereken iki önemli malzeme kask ve ışık kaynağıdır. Kask başınızı tavana vurup incitmekten ve düşen kayalardan koruyacaktır. Aynı zamanda kayıp düştüğünüzde, kafanızı yere vurup yaralanmanıza da engel olacaktır. Mağaralar tamamen karanlık olduğu için ışık çok önemlidir. Her mağaracı en az iki, tercihen üç ışık kaynağı taşımalıdır. Tırmanırken veya sürünürken ellerin serbest olabilmesi için bu ışıklardan biri kaska monte edilmiş olmalıdır. Üzerinde karpit lambası bulunan kasklar ucuz ve kullanışlı ışık kaynaklarıdır. Karpit lambası kullanan bir kişi yedek karpit, su ve kullanılmış karpit için bir kap taşımalıdır. Kaskın üzerine monte edilmiş elektrikli fenerler de kemerde taşınan aküleriyle birlikte kullanılırlar. Kask ve fener ilk mağara gezileri için mağaracılık derneklerinden ödünç alınabilirler. Ancak mağaracılığa devam etmek isteyen herkes kendi kişisel malzemesini satın almalıdır. İkinci ışık kaynağı genelde pilli bir işaret feneridir. Mag Lite işaret fenerleri mağaracılık için en uygun olanıdır. Üçüncü ışık kaynağı olarak el feneri ve su geçirmez kibritler kullanılır. Bir çok mağaracı ilk iki ışık kaynağının arızalanması yüzünden mağaradan üçüncü ışık kaynağının yardımıyla çıkmak zorunda kalmıştır.</p>
<p>Bütün ekipmanınız sağlam bir çantanın içinde korunmalı ve dar pasajlardan geçerken kolayca çıkartılabilecek şekilde sırtınızda veya kolunuzda asılı olarak yanınızda taşınmalıdır. Dikey mağaracılık olarak bilinen ip ve merdiven teknikleri yeni başlayan mağaracılara göre değildir. Mağara ortamına alıştıkça ve bu konuda tecrübeli mağaracılarla arkadaşlık ettikçe, mağaracılığın bu heyecan verici yönünü de öğrenme fırsatı bulacaksınız. Şunu hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın; yeraltında kullanılması planlanan özel bir malzeme önce yer üstünde denenmeli ve nasıl kullanıldığı iyice öğrenilmelidir. Bir mağara gezisine giderken nereye gittiğinizi, ne zaman döneceğinizi, haber alınamadığında kimin aranacağını bir arkadaşınıza bildirmelisiniz. Dönüş zamanınız için yeterli zaman ayırınız, çünkü mağara gezileri her zaman planlanandan daha uzun sürer. Eğer söylediğiniz zamanda dönemeyecekseniz mutlaka telefon edin. Gereksiz bir acil durum girişimine neden olmayın.</p>
<p>Mağaralar eşsiz doğal harikalardır ve görünüşleri kesinlikle bozulmamalıdır. Duvarlara isim yazmak, mağara oluşumlarını dışarı çıkarmak, zarar vermek dünyadaki hiçbir ciddi mağaracı tarafından hoş görülmez. Bu bir çok ülkede yasalarla da engellenmiştir. Mağara yaşamı tehlike altında olan bir hayattır ve tahrip edilmemelidir. Mağaraya getirilen her şey dışarı çıkarılmalıdır. Mağaracılığa olan ilgi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artmaktadır. Ancak, yer altı dünyasına olan bu hızlı ilgi artışı, mağaralara ve mağara canlılarına bazı zararları da olmaktadır. Bu nedenle, mağaracılığın en önemli konularından birisi mağara ortamının korunması olmuştur. Hatta tüm dünyada mağaracılığa yeni başlayanlara ilk öğretilen,</p>
<div align="center"><em>“FOTOĞRAFDAN BAŞKA BİR ŞEY ÇIKARMA,<br />
AYAK İZİNDEN BAŞKA BİR ŞEY BIRAKMA,<br />
ZAMANDAN BAŞKA BİR ŞEY ÖLDÜRME”</em></div>
<p>sözleri olmuştur.</p>
<h5><strong>Turizme Açılan Mağaralar</strong></h5>
<p>Narlıkuyu (Dilek) Mağarası (Silifke-İÇEL)<br />
Dim Mağarası (Alanya-ANTALYA)<br />
Zindan Mağarası ( Aksu-ISPARTA)<br />
Karaca Mağarası (GÜMÜŞHANE)<br />
Ayıini Mağarası (Yalvaç-ISPARTA)<br />
Kuz Mağarası (Kesme-ISPARTA)<br />
Gökçeler Mağarası (Milas-MUĞLA)<br />
Yerküpe Mağarası (Kavaklıdere-MUĞLA)<br />
İnönü Mağarası (Sarıidris-MUĞLA)<br />
Gökgöl Mağarası (ZONGULDAK)<br />
Cehennemağzı Mağarası (Krdz.Ereğli-ZONGULDAK)<br />
Dupnisa Mağarası (Demirköy-KIRKLARELİ)<br />
Gürcüoluk Mağarası (Amasra-BARTIN)<br />
Dodurgalar Mağarası (Dodurgalar-DENİZLİ)<br />
Sulu Mağara (Keskin-KIRIKKALE)<br />
Zeytintaşı Mağarası (Serik-ANTALYA)<br />
İnsuyu Mağarası (BURDUR)</p>
<p><a href="https://www.insanvedoga.com/magaracilik-magaralar-nasil-olusur-turizme-acilan-magaralar-hangileridir/">Mağaracılık, Mağaralar Nasıl Oluşur? Turizme Açılan Mağaralar hangileridir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.insanvedoga.com">İnsan ve Doğa</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.insanvedoga.com/magaracilik-magaralar-nasil-olusur-turizme-acilan-magaralar-hangileridir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
