<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>doğa arşivleri - İnsan ve Doğa</title>
	<atom:link href="https://www.insanvedoga.com/tag/doga/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.insanvedoga.com/tag/doga/</link>
	<description>Doğa hakkında son dakika haberler ve güncel bilgiler bulunmaktadır.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Nov 2023 13:59:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.1</generator>
	<item>
		<title>Günü Birlik Doğa Gezilerinde Giyim</title>
		<link>https://www.insanvedoga.com/gunu-birlik-doga-gezilerinde-giyim/</link>
					<comments>https://www.insanvedoga.com/gunu-birlik-doga-gezilerinde-giyim/?noamp=mobile#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[GeZGiN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Nov 2023 12:47:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğa Yürüyüşü]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://insanvedoga.com/?p=1045</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa sporlarında giyimin temel amacı sporcuyu soğuk, rüzgar ve ıslaklıktan koruyabilmektir. Ancak bu koruma gerçekleştirilirken giyim malzemelerinin bazı temel niteliklere sahip olması şartı aranmalıdır. Bu özellikler: &#8211; Hafif olması ve az yer kaplaması &#8211; Sıcak tutması &#8211; Az nemlenmesi ve kolayca kuruyabilmesi &#8211; Ter buharını dışarı verebilmesi &#8211; Rüzgar ve yağmura karşı koruyucu olması &#8211; &#8230;</p>
<p><a href="https://www.insanvedoga.com/gunu-birlik-doga-gezilerinde-giyim/">Günü Birlik Doğa Gezilerinde Giyim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.insanvedoga.com">İnsan ve Doğa</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğa sporlarında giyimin temel amacı sporcuyu soğuk, rüzgar ve ıslaklıktan koruyabilmektir. Ancak bu koruma gerçekleştirilirken giyim malzemelerinin bazı temel niteliklere sahip olması şartı aranmalıdır.</p>
<p><strong><span class="bbc_color">Bu özellikler:</span></strong><br />
&#8211; Hafif olması ve az yer kaplaması<br />
&#8211; Sıcak tutması<br />
&#8211; Az nemlenmesi ve kolayca kuruyabilmesi<br />
&#8211; Ter buharını dışarı verebilmesi<br />
&#8211; Rüzgar ve yağmura karşı koruyucu olması<br />
&#8211; Rahat ve hareketleri kısıtlayıcı olmaması<br />
&#8211; Giyilip çıkartılmasının kolay olması</p>
<p>Doğa sporcusu içten dışa doğru tabakalar halinde giyinmelidir. Böylece kullanıcı vücut ısısı artıkça soyunarak kademe kademe aşırı sıcaktan veya tam tersini uygulayıp giyinerek soğuk ve diğer dış etkenlerden (rüzgar, yağmur, kar gb.) kendini koruyabilecektir. Bu sistem yukarıda belirttiğimiz gibi katmanlardan oluşmaktadır. Her katman vücudun çıkardığı su buharını yani ter buharını, giyim malzemelerinde ıslaklık meydana getirmelerine izin vermeden dışarı vermelidir. Böylece kullanıcı iç ıslaklığın getirebileceği sorunlarla karşılaşmayacaktır. Sistem vücut buharını rahatça dışarı verebilirken dışardan gelebilecek ıslanma ve rüzgara karşı gerekli korumayı sağlayacaktır.</p>
<p><strong><span class="bbc_color">Üst giyim için;</span></strong><br />
&#8211; Baş için- Yün sentetik karışımı veya fleece başlık<br />
&#8211; En içe &#8211; Yün sentetik karışımı ( 70’e 30 gb. ) veya polypropilen iç giyim<br />
&#8211; İkinci kat olarak &#8211; Yün kazak ve yün gömlek ( sentetik karışımlılar daha idealdir ) veya fleece mont<br />
&#8211; En üst kat &#8211; Kaplamalı veya su tutma özelliği az olan sentetik karışımlı kumaştan yapılmış parka veya panço<br />
&#8211; Eldiven &#8211; Yün, kaynatılmış yün, kaplamalı kumaştan üretilmiş dış eldiven</p>
<p><strong><span class="bbc_color">Alt giyim için;</span></strong><br />
&#8211; En içe &#8211; Yün sentetik karışımı ( 70’e 30 gb. ) veya fleece iç giyim<br />
&#8211; İkinci kat olarak &#8211; Kadife veya kalın keten pantalon<br />
&#8211; Çorap &#8211; Yün sentetik karışımı çoraplar</p>
<p>Yaz aylarındaki doğa yürüyüşleri için ince kumaş pantalon, tayt veya şort güneş altındaki yürüyüşlerde faydalı olacaktır.</p>
<p>Doğada giyim iki ayrı durum için planlanmalıdır. Bunlardan birincisi yürüyüş esnasında giyim, ikincisi ise durağan hallerde giyim.</p>
<p>Giyimimiz her iki duruma da uyum sağlamaya elverişli olacak şekilde oluşturulmalıdır.</p>
<p>Vücut yürüme sırasında kendiliğinden ısınır. Bu nedenle yürüyüş esnasında giyilecek malzemelerin kalın ve ısı yalıtıcı özelliklerinin fazla olmaması gereklidir. Aksi halde aşırı ısınma, bunun sonucunda da gereksiz yere terleme ve enerji kaybı meydana gelecektir. Bu şekilde yürüyüşe devam edilmesi halinde ise bir süre sonra bunalma ve aşırı yorgunluk ortaya çıkacaktır. Böyle bir durumla karşılaşmamanın en iyi yöntemi ise yürüyüş esnasında vücut ısınızın artacağını düşünerek gerekli tedbirleri almaktır.</p>
<p>Sorunun çözümü çok kolaydır, üzerinizdeki fazla giysilerin kademe kademe çıkartılmaya uygun olması yeterli olacaktır. Fazla giysilerin çıkartılmasına vücudunuzun rahatça havalanıp aşırı terlemeyeceğiniz konuma ulaşılana kadar devam edilmelidir. Durgun ve güneşli havalarda en iç katmana yani iç giysilere kadar soyunulabilir. Bazen de ceket veya parkanızın önünü açmak bile yeterli havalandırmayı sağlayacaktır. Eğer üşümeye başladığınızı hissederseniz zaman geçirmeden tekrar ısı dengenizi kuracak şekilde giyinmelisiniz.</p>
<p>Durağan hallerde yani mola ve kamp yaşamında ise metabolizma yavaşlayacağı için vücudumuz daha az enerji üretecek bunun sonucunda da üşüme meydana gelecektir. Bunu engellemenin yöntemi ise üşümeyi durdurana kadar giyinilmesidir. Üşümeye izin vermek ve gerekli tedbiri almamak gereksiz yere ısı kaybederek fazladan enerji kaybına neden olacaktır. Gereksiz enerji kaybı ise performansınızı kötü etkileyecektir.</p>
<p><strong><span class="bbc_color">GÖVDE GİYSİLERİ</span></strong><br />
<strong><span class="bbc_color">1-İç giyim:</span></strong><br />
İç giyim malzemesi olarak ter buharını kolayca dışarı vererek ıslanmadığı ve çabuk kuruduğu için % 100 polypropylen, Capilen gibi özel dokuma kumaşlar veya ona yakın özellik gösteren yün sentetik karışımı (70’e 30 karışımlar gb.) iplik kullanılmış ve seyrek dokunmuş malzemeler kullanılır.</p>
<p>İç giyim malzemelerinde aranması gereken başlıca özellik teri rahatça dışarı verebilmesi ve böylece aktiviteye ara verilmesi halinde ( molalar veya tırmanış sırasındaki beklemeler gb. ) kuru olması, dolayısıyla sıcak tutma özelliğini koruyabilmesidir.<br />
İç giyim malzemeleri dokuma sıklıkları ve kullanılan kumaşın kalınlıklarına göre üç ayrı kategoride incelenir. Bunlardan en ince seyrek dokulu olanı light weight olarak adlandırılan iç giyim malzemeleridir ki yaz faaliyetleri için en uygun olanları bunlardır. Mid weight olarak adlandırılan orta kalınlıkta planlar ise yaz aylarında kullanılabilmelerinin yanısıra kış sezonunda da rahatlıkla kullanılabilirler.</p>
<p><strong><span class="bbc_color">2-Orta kat giyim malzemeleri:</span></strong><br />
Kişilerin tercihlerine göre çok farklı sistemler uygulanabilir. İdeal olan yöntem iç giysilerin üzerine fleece kumaştan (ticari adı polar olarak da geçmektedir) üretilmiş ceketler kullanılmasıdır. Ancak yün sentetik karışımı kazak ve gömlekler de çok rahat olarak yürüyüşçünün işini görecektir. Alt giyimde ise orta tabaka giysisi olarak Fleece, kadife veya kalın keten pantalonlar yeterli ve kullanışlı olacaklardır. Bu giyim malzemelerinde aranması gereken başlıca özelliklerden biri de rahat hareket etmeye imkan tanımalarıdır.</p>
<p>Üst giyim malzemeleri önden tamamen açılabilen fermuarlara sahip ise bu havalandırma ve giyip çıkarmada büyük kolaylık sağlayacaktır.</p>
<p><strong><span class="bbc_color">3-Üst tabaka giyim malzemeleri:</span></strong><br />
Yaz aylarında yapılan günübirlik faaliyetlerde bile rüzgar ve ıslaklığa karşı ( yağmur,kar gibi) mutlaka bulundurulmalıdırlar. Bu tip giysilerde aranılan başlıca özellik dışarıdan ıslaklık ve rüzgarı geçirmemeleri ama vücut nemini yani teri dışarıya rahatça verebilmeleridir. Böylece hem dış etkenlerden dolayı meydana gelebilecek ıslanma hem de vücudun dışarıya verdiği buhardan dolayı iç ıslanma engellenmiş olacaktır. Bu ideal olanıdır ve tüm özel üretilen materyaller gibi daha basit çözümlere nazaran size daha pahalıya mal olacaktır.</p>
<p>Eğer doğa yürüyüşlerine yeni başladıysanız ve öncelik sıranızda başka malzemeler varsa günübirlik aktiviteleriniz için çok daha ucuz olan basit kaplamalı yağmurluk ve rüzgarlıklar da kullanılabilir. Özellikle doğa yürüyüşçüleri için en uygun malzeme çantayı ve kullanıcıyı yeterince iyi koruyabilen panço olacaktır.</p>
<p><strong><span class="bbc_color">4-Çoraplar:</span></strong><br />
Kesinlikle pamuklu olmamalıdırlar. Tercihan sentetik yün karışımı, hallofil veya nem tutmayan diğer kumaşlardan dağcılık ve trekking için üretilmiş çoraplar kullanılmalıdır. Çorapların uzun olması kullanışlılık açısından önemlidir. Tabii ki yanınızda her zaman yedek çorap bulundurmalısınız.</p>
<p><strong><span class="bbc_color">5-Panço:</span></strong><br />
Çanta ile birlikte tüm vücudu içine alabilen bir çeşit yağmurluktur. Teknik tırmanışlara uygun olmamakla birlikte uzun yürüyüşlerde çok kullanışlıdır. Naylon kumaştan üretilir. Vücudu tam sarmamasına rağmen az da olsa terleme yapabilir.</p>
<p><span class="bbc_color"><strong>BAŞ GİYSİLERİ</strong></span><br />
Baş ve boyun bölgeleri vücudumuzun sıcak ve soğuktan en fazla korunması gereken bölgeleridir. Korunmasında çoğunlukla basit ve zaman zaman da yetersiz malzemeler kullanılan bu bölgelerde basit ancak işlevsel malzemelerin kullanılması halinde karşılaşabileceğimiz pek çok can sıkıcı olumsuzluktan uzak kalabiliriz.</p>
<p>Başlangıçta da bahsettiğimiz gibi baş ve boyun bölgelerini iki ana dış etkenden korumak gereklidir: Soğuk ve doğrudan gelen güneş ışınları.</p>
<p>Baş ve boyun bölgesi soğuğa karşı korunmada çok dikkat edilmesi gerekli bölgelerdir. Çünkü vücut ısımızın 1/3’ ü sadece baş ve boyun bölgesinden kaybedilmektedir. Bu gerçekten de büyük bir orandır.</p>
<p>Baş ve boyun bölgesinin soğuktan korunması için çeşitli malzemeler kullanılabilir. Boyun bölgesini korumak için boyunluk denilen, boyun bölgesini tam olarak örtebilen halka şeklindeki malzemeler kullanılır. Boyunluklarda genellikle fleece ve benzeri malzemeler kullanılır. Çok basit ama bir o kadar da gerekli malzemelerdir. Boyunluk yerine kullanılabilecek bir diğer malzeme de basit bir eşarp veya bez parçası olabilir. Önemli olan bu bölgeden ısı kaybını engellemektir.</p>
<p>Baş bölgesini korumak için ise değişik şekil ve malzemelerden üretilmiş başlıklar kullanılır. Ancak önemle üzerinde durulması gereken nokta başlığın kulakları rahatça kapatabilmesi ve ıslanması halinde bile sıcak tutabilmesidir. Genellikle tercih edilen kumaş türü fleece kumaşlardır. Eğer yüne karşı alerjik bir reaksiyon göstermiyorsanız yün başlıklar da bu amaç için rahatça kullanılabilir. Bu başlıkların üzerine ıslanmaya veya rüzgara karşı korunmak için rüzgarlık veya yağmurluğun başlığı kullanılmalıdır.</p>
<p>Bu bölgeden gerçekleşen ısı kaybını engelleyebilecek başka bir malzeme de ağız burun bölgesini kapatan daha çok kayakçıların rüzgardan korunmak amacı ile kullandıkları maskelerdir. Maskelerin bir avantajı da alınan havanın nispeten ısınmasını sağlamasıdır. Genellikle neoplen ve fleece benzeri malzemeler kullanılarak üretilirler.</p>
<p>Baş bölgesinin korunması gereken ikinci dış etken ise güneş ışınlarıdır. Bu amaçla güneşli günlerde geniş kenarlı ve açık renkli şapkalar kullanılmalıdır. Yine başa sarılabilecek bir eşarp veya benzeri bir şey de aynı işi görecektir. Yüz ve elleri UV’den korumak amacı ile ise mutlaka yüksek faktörlü güneş kremleri kullanılmalıdır.(15 &#8211; 45 faktör gibi )</p>
<p><span class="bbc_color"><strong>EL GİYSİLERİ</strong></span><br />
Eller değişik eldiven türleriyle korunabilir.Günübirlik doğa yürüyüşlerinde beş parmaklı yün eldivenler çoğu kez yeterli olacaktır. Ancak yanınızda ıslanmaya karşı yedek bir eldiven bulundurmakta da fayda vardır. Doğa yürüyüşlerinizde deri eldiven kullanmamaya özen göstermeniz gerekmektedir. Çünkü deri hem çok su tutar hem de kuruması uzun zaman alır. Hangi mevsimde aktivite yaparsanız yapın çantanızda mutlaka eldiven bulunmalıdır. Zaten kapladığı yer ve hafifliği nedeniyle size yük olmayacak ancak gerektiğinde büyük bir konfor sağlayacaktır.</p>
<p><a href="https://www.insanvedoga.com/gunu-birlik-doga-gezilerinde-giyim/">Günü Birlik Doğa Gezilerinde Giyim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.insanvedoga.com">İnsan ve Doğa</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.insanvedoga.com/gunu-birlik-doga-gezilerinde-giyim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanın Doğaya Etkisi, Etkileri</title>
		<link>https://www.insanvedoga.com/insanin-dogaya-etkisi-etkileri/</link>
					<comments>https://www.insanvedoga.com/insanin-dogaya-etkisi-etkileri/?noamp=mobile#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[GeZGiN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Nov 2023 12:47:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://insanvedoga.com/?p=1062</guid>

					<description><![CDATA[<p>İçinde bulunduğumuz dönem, dünya tarihinin en hızlı ilerleme ve gelişmelerine sahne olmaktadır. Aklını kullanarak büyük buluşlar gerçekleştiren insanoğlu her geçen gün yeni eserler ortaya koymaktadır. Bilgi birikimi ve yaptığı buluşlarla sanayi devrimini gerçekleştirmiş, insan gücünün yerini makine gücü ile çalışan atölye ve fabrikalar almıştır. Gelişen sanayi ile yoğun üretimler gerçekleştirilmekte ve güçlü ekonomiler oluşturulmaktadır. Bütün &#8230;</p>
<p><a href="https://www.insanvedoga.com/insanin-dogaya-etkisi-etkileri/">İnsanın Doğaya Etkisi, Etkileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.insanvedoga.com">İnsan ve Doğa</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="tie-dropcap ">İ</span>çinde bulunduğumuz dönem, dünya tarihinin en hızlı ilerleme ve gelişmelerine sahne olmaktadır. Aklını kullanarak büyük buluşlar gerçekleştiren insanoğlu her geçen gün yeni eserler ortaya koymaktadır. Bilgi birikimi ve yaptığı buluşlarla sanayi devrimini gerçekleştirmiş, insan gücünün yerini makine gücü ile çalışan atölye ve fabrikalar almıştır. Gelişen sanayi ile yoğun üretimler gerçekleştirilmekte ve güçlü ekonomiler oluşturulmaktadır. Bütün bu gelişmeler gerçekleştirilirken doğal zenginlik kaynakları da hızla tüketilmektedir.</p>
<p><span id="more-1062"></span></p>
<h3>Sanayi kirliliği</h3>
<p>İnsanoğlu, Sanayi devriminin ardından daha büyük bir güce sahip olmuş, o zamana kadar kullanılan teknoloji bambaşka bir çehreye bürünmüş ve çevre üzerindeki yıkıcı etkisini her geçen gün hızla artırmıştır.</p>
<p>Sanayileşme, insanın daha çok üretme ve doğal çevreye egemen olma çabasının bir ürünüdür. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hızla yaygınlaşmaktadır. Sanayi daha çok coğrafi şartların elverişli olduğu yani ulaşımın kolay, doğal kaynakların ve iklimin elverişli olduğu alanlarda yaygınlaşmıştır. Verimli tarım alanlarına kurulan sanayi ve enerji tesisleri doğal ortamın bozulmasına neden olmaktadır. Fabrika bacalarından çıkan zehirli atıkların atmosfere karışması insan sağlığını olumsuz etkilediği gibi yağışlarla birlikte tekrar toprağa, denizlere, göllere ve akarsulara da karışması sonucu bütün canlıları da olumsuz etkilemektedir.</p>
<blockquote class="quote-simple"><p>Great things in business are never done by one person. They&#8217;re done by a team of people. <cite>Steve Jobs</cite></p></blockquote>

		<div class="tie-full-width-img">
			<a href="https://placehold.it/1200x800"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-2754" src="https://placehold.it/1200x800" alt="post-image-3" width="780" height="402" /></a>
		</div>
	

		<div class="tie-padding  has-padding-left has-padding-right" style="padding-left:5%; padding-right:5%; padding-top:0; padding-bottom:0;">

			<p>
<h3>Işık Kirliliği</h3>
<p>Işık kirliliği genel olarak yapay ışık kaynaklarının aşırı derecede kullanılması sonucu ortaya çıkan bir kirlilik türüdür. Özellikle büyük şehirlerde güvenlik amacıyla yolların, sokakların ve caddelerin aydınlatılması, park ve bahçelerde, açık alanlarda güçlü aydınlatıcıların kullanılması, bunların yanında, araba farları, mekânlardaki ışıklandırmalar ve bina aydınlatmaları, gökyüzüne yayılan ışık miktarını sürekli artmaktadır. Yaşanan bu kirlilik giderek artan bir sorun hâline gelmekte psikolojik problemlerin ortaya çıkmasına neden olduğu gibi hayvanlara ve çevreye de zarar vermektedir. Yanlış aydınlatmalar gökyüzünün olağan görüntüsünü bozmaktadır. Yapay ışıkların yanlış kullanılması atmosferde bulunan toz taneciklerine ve moleküllere çarparak gökyüzünün doğal fonunu bozmakta parlak bir hâle getirmektedir. Yaşanan bu kirliliğin gece görüşünü bozduğu, güvenlik ve konforu düşürdüğü, insan sağlığına, ekosisteme zarar verdiği ve enerji israfına neden olduğu bir gerçektir.</p>
<blockquote class="alignleft quote-simple "><p>Doing the best at this moment puts you in the best place for the next moment!<cite> Oprah Winfrey</cite></p></blockquote>
<h3>Radyoaktif Atıklar</h3>
<p>Özellikle nükleer enerji üretiminde meydana gelen radyoaktif maddelerin ayrışması sonucunda geriye kalan ürünlerdir. Radyoaktif kirlenmeye neden olan en etkin kaynaklar nükleer enerji santralleri ve silah üreten fabrikalardır. Bu santrallerde meydana gelen radyoaktif atıklar, yaymış oldukları elektronlarla havayı, suyu, toprağı kirletmekte ve bitkilere zarar vermektedir. Böylece besin zinciri yoluyla bu besinleri tüketen hayvanlara daha sonrada insanlara çok kolay ve hızlı bir şekilde geçmesi, radyoaktif kirlenmenin en tehlikeli özelliğidir.</p>
<h3>Orman Tahribi</h3>
<p>Dünyamızın akciğerleri olan ormanlar bilinçsizce tahrip edilmekte, özellikle yangınlarla her yıl binlerce hektar orman yok olmaktadır. Ormanlarla birlikte birçok canlı türü de zara görmektedir. Tüm canlıların yaşamı için son derece önemli olan ormanlar, iklimi düzenler, insanların ruh sağlığını olumlu etkiler ve doğa sevgisini aşılar. Ülkemizin önemli zenginlik kaynaklarından olan ormanların ülke ekonomisine de birçok katkısı vardır. Topraklarının hatalı işlenmesi, mera ve çayırların bilinçsiz kullanımı, aşırı otlatma vb. sebeplerle oluşan toprak erozyonu, bugün dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi ülkemizde de en önemli çevre sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Ormanları korumak geleceğimizi garanti altına almaktır.</p>
</p>

		</div>
	
<figure id="attachment_2759" aria-describedby="caption-attachment-2759" style="width: 780px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https:https://placehold.it/1200x800"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2759" src="https://placehold.it/1200x800" alt="Success is largely a matter of holding on after others have let go." width="780" height="520" /></a><figcaption id="caption-attachment-2759" class="wp-caption-text">Success is largely a matter of holding on after others have let go.</figcaption></figure>
<h3>Su Kirliliği</h3>
<p>Nüfusun hızla artması beraberinde sanayinin hızla gelişmesine ve kalabalık kentlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sayıları gün geçtikçe artan sanayi kuruluşlarının katı, sıvı ve gaz atıklarının arıtılmadan doğaya bırakılması, tarım ilaçları ve kimyasal gübrelerin bilinçsizce kullanılması suları kirletmektedir. Kanalizasyon sularının doğaya bırakılması, nükleer atıklar, kimyasal maddeler, asit yağmurları ve çöplerden sızan maddelerde suları kirletmektedir. Kirlilik nedeniyle sudaki oksijen miktarı azalmakta bu durum suda yaşayan canlılara zarar verdiği gibi, kirlenen sular, insanlarda da sağlık sorunlarına neden olmaktadır.</p>
<p>Su kirliliği her geçen gün dünyamızı daha fazla tehdit etmekte çeşitli canlı türlerinin ve biyolojik toplulukların yok olmasına neden olmaktadır. İçindeki zararlı bileşenleri barındıran her türlü atığın yeterli arıtma işlemi yapılmadan havzalara bırakılmasıyla hem yeryüzü suları hem de yer altı suları kirlenmekte ve canlı yaşamını tehdit etmektedir. İnsanlar beslenme ve giyinme ihtiyaçlarını karşılamak için tarımla uğraşmışlardır. Tarım ürünlerini üretme hırsı nedeniyle zirai ilaç kullanımı, aşırı gübre kullanımı, yanlış sulama sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Bir zamanlar dünyanın dördüncü büyük gölü olan Aral Gölü pamuk rekoltesini artırabilmek için Sovyetler Birliği döneminde bilinçsiz ve fazla su çekimi yüzünden çölleşmiştir. Aral Gölü tarih boyunca insan eliyle gerçekleştirilen en büyük doğal afetlerden birisidir. Aral Gölü kırk yıl kadar bir sürede kuruyup çöle dönmüştür. Bir zamanlar teknelerin yüzdüğü göl bugün çorak bir hâl almıştır.</p>

		<div class="tie-padding  has-padding-left has-padding-right" style="padding-left:5%; padding-right:5%; padding-top:0; padding-bottom:0;">

			<p>
<h3><a href="https:https://placehold.it/1200x800"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-2738" src="https://placehold.it/1200x800" alt="post-image-1" width="330" height="495" /></a></h3>
<h3>Toprak Kirliliği</h3>
<p>Toprak, canlıların beslendiği, barındığı ve üzerinde yaşadığı yerdir. Yaşamın kaynağıdır. Bu sebeple toprak dilimizde, ana olarak vurgulanmıştır. Toprak, tıpkı su ve hava gibi, canlıların yaşaması yani ekolojik dengenin sağlanması ve devamlılığı açısından son derece önemlidir. Toprağın üst tabakası, insanların ve diğer canlıların beslenmesinde temel kaynak olduğu gibi yer altı sularının oluşumuna da zemin hazırlamaktadır. Sanayi için de ham madde kaynağı olan toprak, ekonomiye katkı sağlar. Toprak, maalesef kimyasal atıklarla kirletilmekte ve tarım dışı kullanılmaktadır.</p>
<p>Bitki örtüsünün zarar görmesi de erozyon kaçınılmaz kılmakta ve toprak verimsizleşmektedir. Yurdumuzda erozyonu önlemek, pek çok canlıya barınak oluşturmak, yer üstü ve yer altı sularının kaybını en aza indirmek amacıyla ağaçlandırma projeleri yapılmaktadır.</p>
<p>İnsanoğlunun doğaya verdiği tahribat, doğanın aleyhine dengeyi, iyice bozmaya başlamıştır. İnsanlığın, doğal kaynakları israfı ve doğayı tahribatı karşısında doğanın kendini yenileyebilmesi oldukça zorlaşmıştır. Mevsimlerin değişmesi, buzulların erimesi doğal dengenin bozulduğunun en önemli göstergesidir. Ormanlarımız acımasızca katledilmekte, denizler kirletilmektedir. Soluduğumuz hava zehirle yüklenmekte, kulaklarımız, gözlerimiz ve beynimiz; gürültü, beton ve metal kirliliği ile doldurulmaktadır. Son yıllarda dünyanın çeşitli yerlerinde sel baskınları, aşırı kuraklık, şiddetli rüzgârlar ve öldürücü yaz sıcakları gibi doğal afetler görülmekte ve sayılarla ifade edilemeyecek kadar mal ve can kaybına neden olmaktadır. Bütün bu olumsuzlukların önüne geçmek ve kirliliği önlemek, günümüzün en önemli sorunlarından biri olmuştur.</p>
<p>Toprak kirliliği büyük bir felakettir. Bu kötü gidişe dur demenin yolu ise insanların en kısa zamanda alışılagelmiş düşünce ve davranışlardan vazgeçmesi olacaktır. Yani, insanoğlu kendini yaşatan özü tüketmeden yaşamını sürdürmek durumundadır. Bu yüzden, daha fazla zaman kaybetmeden, yaşanan çevre problemlerine çözüm bulmak için gerekli kanuni düzenlemeler yapılmalıdır. Çevre problemlerinin bugünkü geldiği durum sadece teknolojiyle veya yasalarla çözülebilecek bir problem değildir. Bu noktada çevre eğitiminin önemi ortaya çıkmaktadır. Doğal çevrenin önemini bilmek, bilgilendirmek ve bilinçli, duyarlı vatandaşlar yetiştirmekten geçer. Doğal, tarihî ve kültürel çevreyi, doğayı tahrip etmeden kullanmak, kirlenen, tahrip olan çevreyi geri kazanma konusunda aktif katılım sağlamak, sorunların çözümünde görev almak, bireylerde çevre bilinci oluşturmakla mümkündür. Çağdaş dünyanın insanı, yurduna yararlı bir birey olmak ve dünya vatandaşlığının bilincinde olmak zorundadır.<br />
</p>

		</div>
	
<p><a href="https://www.insanvedoga.com/insanin-dogaya-etkisi-etkileri/">İnsanın Doğaya Etkisi, Etkileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.insanvedoga.com">İnsan ve Doğa</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.insanvedoga.com/insanin-dogaya-etkisi-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tohma Kanyonu sonbahar manzarasıyla doğa tutkunlarının mola noktası oldu</title>
		<link>https://www.insanvedoga.com/tohma-kanyonu-sonbahar-manzarasiyla-doga-tutkunlarinin-mola-noktasi-oldu/</link>
					<comments>https://www.insanvedoga.com/tohma-kanyonu-sonbahar-manzarasiyla-doga-tutkunlarinin-mola-noktasi-oldu/?noamp=mobile#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[GeZGiN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Nov 2023 12:47:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[darende]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Tohma Kanyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://insanvedoga.com/?p=1044</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarihi ve doğal güzellikleriyle yılın dört mevsimi saklı bir cenneti andıran Tohma  Kanyonu, ziyaretçilerini, dev kayalıkları, kendine has bitki örtüsü ve el değmemiş doğal yapısıyla karşılıyor. Jeolojik dönemlerdeki kırılmalarla oluşan, sarp kayalıkların arasından akan suyu taşıyan Tohma Kanyonu, kent yaşamının stresinden uzaklaşmak isteyen doğa tutkunlarınca mola noktası olarak görülüyor. Kanyonun ortasından asırlardır akan Tohma Çayı ve &#8230;</p>
<p><a href="https://www.insanvedoga.com/tohma-kanyonu-sonbahar-manzarasiyla-doga-tutkunlarinin-mola-noktasi-oldu/">Tohma Kanyonu sonbahar manzarasıyla doğa tutkunlarının mola noktası oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.insanvedoga.com">İnsan ve Doğa</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_1446" aria-describedby="caption-attachment-1446" style="width: 864px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1446 size-full" src="https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/thumbs_b_c_46c16470d38e4e101a425d1027553ffe.jpg" alt="" width="864" height="486" srcset="https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/thumbs_b_c_46c16470d38e4e101a425d1027553ffe.jpg 864w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/thumbs_b_c_46c16470d38e4e101a425d1027553ffe-300x169.jpg 300w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/thumbs_b_c_46c16470d38e4e101a425d1027553ffe-768x432.jpg 768w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/thumbs_b_c_46c16470d38e4e101a425d1027553ffe-390x220.jpg 390w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/thumbs_b_c_46c16470d38e4e101a425d1027553ffe-150x84.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 864px) 100vw, 864px" /><figcaption id="caption-attachment-1446" class="wp-caption-text">Tohma Kanyonu</figcaption></figure>
<p>Tarihi ve doğal güzellikleriyle yılın dört mevsimi saklı bir cenneti andıran <strong>Tohma  Kanyon</strong>u, ziyaretçilerini, dev kayalıkları, kendine has bitki örtüsü ve el değmemiş doğal yapısıyla karşılıyor.</p>
<p>Jeolojik dönemlerdeki kırılmalarla oluşan, sarp kayalıkların arasından akan suyu taşıyan Tohma Kanyonu, kent yaşamının stresinden uzaklaşmak isteyen doğa tutkunlarınca mola noktası olarak görülüyor.</p>
<p>Kanyonun ortasından asırlardır akan Tohma Çayı ve etrafındaki Selvi, Çınar, Söğüt ve İncir ağaçlarının oluşturduğu renk cümbüşü, kış mevsimi öncesi eşsiz sonbahar manzarasıyla doğa tutkunlarının yanı sıra fotoğraf meraklılarını da cezbediyor.</p>
<p>Somuncu Baba Külliyesi&#8217;ne yürüyüş mesafesindeki kanyon, ahşap köprüleri, mini doğal şelaleleri, su çarkları, yürüyüş alanları ve Tohma kıyısındaki çay bahçeleriyle ziyaretçilerine dingin bir ortamda dinlenme imkanı sunuyor.</p>
<p><strong>İşte Tohma Kanyonu&#8217;ndan sonbahar manzaraları&#8230;</strong></p>
<figure id="attachment_1447" aria-describedby="caption-attachment-1447" style="width: 1000px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1447 size-full" src="https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/tohma.webp" alt="" width="1000" height="666" srcset="https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/tohma.webp 1000w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/tohma-300x200.webp 300w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/tohma-768x511.webp 768w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/tohma-150x100.webp 150w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /><figcaption id="caption-attachment-1447" class="wp-caption-text">Tohma Kanyonu</figcaption></figure>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-1448 size-full" src="https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/thumbs_b2_6971578de950495680107f5ba1a662fa.jpg" alt="" width="954" height="636" srcset="https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/thumbs_b2_6971578de950495680107f5ba1a662fa.jpg 954w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/thumbs_b2_6971578de950495680107f5ba1a662fa-300x200.jpg 300w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/thumbs_b2_6971578de950495680107f5ba1a662fa-768x512.jpg 768w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/thumbs_b2_6971578de950495680107f5ba1a662fa-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 954px) 100vw, 954px" /></p>
<p><a href="https://www.insanvedoga.com/tohma-kanyonu-sonbahar-manzarasiyla-doga-tutkunlarinin-mola-noktasi-oldu/">Tohma Kanyonu sonbahar manzarasıyla doğa tutkunlarının mola noktası oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.insanvedoga.com">İnsan ve Doğa</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.insanvedoga.com/tohma-kanyonu-sonbahar-manzarasiyla-doga-tutkunlarinin-mola-noktasi-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin ‘Önemli Doğa Alanları Envanteri’ güncelleniyor</title>
		<link>https://www.insanvedoga.com/turkiyenin-onemli-doga-alanlari-envanteri-guncelleniyor/</link>
					<comments>https://www.insanvedoga.com/turkiyenin-onemli-doga-alanlari-envanteri-guncelleniyor/?noamp=mobile#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[GeZGiN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Nov 2023 12:47:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://insanvedoga.com/?p=1024</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nesli tehlikede olan hayvanların yaşadığı ve uluslararası öneme sahip olan “Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları”nın envanteri, 17 yıl sonra yeni kriterlerle güncelleniyor. 12 akademisyen ve uzmanın yer aldığı koordinasyon ekibinin çalışmaları 2024 yılı sonunda tamamlanacak. Bu sürede çalışmaya daha fazla uzman ve gönüllü eklenecek. Çalışma sonucunda, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğinin ve habitatlarının güncel durumu ortaya konacak, korunması gerekli &#8230;</p>
<p><a href="https://www.insanvedoga.com/turkiyenin-onemli-doga-alanlari-envanteri-guncelleniyor/">Türkiye’nin ‘Önemli Doğa Alanları Envanteri’ güncelleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.insanvedoga.com">İnsan ve Doğa</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nesli tehlikede olan hayvanların yaşadığı ve uluslararası öneme sahip olan “Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları”nın envanteri, 17 yıl sonra yeni kriterlerle güncelleniyor. 12 akademisyen ve uzmanın yer aldığı koordinasyon ekibinin çalışmaları 2024 yılı sonunda tamamlanacak. Bu sürede çalışmaya daha fazla uzman ve gönüllü eklenecek. Çalışma sonucunda, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğinin ve habitatlarının güncel durumu ortaya konacak, korunması gerekli doğal alanların listesi ve tehditler güncellenmiş olacak. Önemli Doğa Alanı (ÖDA), hassas ve benzersiz doğal alanları belirlemek üzere ortaya çıkarılan bir kavram. Bunun için başta nesli tehlike altında olan ve/veya kısıtlı bir coğrafi yayılışa sahip canlı türleri olmak üzere bir dizi ekolojik gösterge kullanılıyor. ÖDA, alan korumaya ihtiyaç duyan tür ve habitatların dağılım ve nüfuslarını esas alan standart bir metod. Bu alanlar, küresel ölçekte uygulanabilir eşik değerlerine bağlı somut kriterlerle seçiliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-1659" src="https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/odo2-300x225.jpg" alt="" width="650" height="488" srcset="https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/odo2-300x225.jpg 300w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/odo2-768x577.jpg 768w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/odo2-150x113.jpg 150w, https://www.insanvedoga.com/wp-content/uploads/2023/11/odo2.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 650px) 100vw, 650px" /></p>
<p>Dünya Önemli Doğa Alanı metodu kullanılacak 2006 yılında Doğa Derneği, alanında uzman çok sayıda kişiyle dünyanın ilk ulusal ÖDA envanteri olan “Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları” adlı kitabını yayımlamıştı. Burada, bilimsel kriterlere göre Türkiye’de korunması gereken ve sınırları içindeki faaliyetlerin planlanması sırasında nesli tehlikede türler veya kritik habitatların gözetilmesi gereken 305 alan belirlendi. Bu envantere o yıllarda büyük katkı sağlayan ve şimdi de 2023 güncelleme ekibinde de yer alan Prof. Dr. Ahmet Karataş şunları söyledi: “Sekiz farklı canlı grubu için yapılan 2006 yılındaki bu çalışmada bitkiler, yusufçuklar (kızböcekleri), kelebekler, iç su balıkları, çift yaşamlılar, sürüngenler, kuşlar ve memeliler ile ilgili veriler sentezlendi. Böylece Türkiye’de dünya çapında önemli 305 Önemli Doğa Alanı tanımlandı. Ardından 2016 yılında Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN), ÖDA yöntemini öncelikli alanların belirlenmesi için uluslararası standart olarak kabul etti. Dünyanın pek çok ülkesinde ÖDA belirleme çalışmaları başladı. Bu yöntemi kullanan ilk ülke olan Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları güncellendiğinde yine pek çok ülke için örnek bir çalışma gerçekleşmiş olacak.”</p>
<p>Önemli Doğa Alanları nasıl güncellenecek? ÖDA güncelleme koordinasyonunda görev alan Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Şafak Arslan güncellemeyle ilgili şu bilgileri verdi: “2023 yılında başladığımız ve 2024 yılının sonunda tamamlanmasını hedeflediğimiz ÖDA Güncelleme Çalışması, Doğa Derneği koordinasyonunda uzman bir ekip tarafından yürütülüyor. 2006 yılı çalışmasına ek olarak yumuşakça canlı grubu da analiz ediliyor. Dokuz canlı grubunun uzmanları kriterleri sağlayan türleri ve bu türlerin bulunduğu yaşam alanlarını belirliyor. İlk analizler tamamlanınca yeni uzmanların eklenmesiyle, alanların özellikleri, sınırları ve tehditlerin belirlenmesi çalışmaları başlayacak. 12 akademisyen ve uzmandan oluşan ilk grubun çalışmaları tamamlandığında iki ayrı grup daha bu çalışmaya dahil olacak ve ekibi genişleteceğiz.”</p>
<p>Son 20 yılda Türkiye’nin doğasındaki değişim ortaya çıkacak Türkiye’nin son 20 yılda çok sayıda dünya çapında önemli alanını ve içerisindeki biyoçeşitliliği kaybettiğine dikkat çeken Arslan, yeni çalışma sonunda Türkiye doğasındaki değişim ve bunun nedenlerinin de analiz edileceğini belirtti: “Aynı zamanda yeni araştırmalar sonucunda keşfedilen yeni türler ve alanlar da çalışılacak. Türkiye bu konuda 20 yıl öncesine göre çok daha fazla uzmana, veriye ve doğayı savunan sivil insiyatiflere sahip. Olabildiğince geniş bir ekibin güncelleme çalışmasına dahil olmasını hedefliyoruz. Bu çalışmayı tamamladığımızda dünya çapında öneme sahip bu alanların tanıtılması, korunması ve savunulması için hep birlikte çalışacağız.“</p>
<p>Önemli Doğa Alanları Güncelleme çalışmasının ana koordinasyon ekibi şu uzmanlardan oluşuyor:</p>
<ul>
<li>Dr. Serdar Gökhan Şenol – Bitkiler</li>
<li>Dr. Ahmet Emre Yaprak – Bitkiler</li>
<li>Dr. Ali Kandemir – Bitkiler</li>
<li>Dr. Ahmet Karataş – Memeliler</li>
<li>Uzman Cem Orkun Kıraç – Memeliler</li>
<li>Dr. Kerim Çiçek – Sürüngenler ve Amfibiler</li>
<li>Evrim Karaçetin – Kelebekler Prof.</li>
<li>Burçin Aşkım Gümüş – Yumuşakçalar</li>
<li>Doç.Dr. Ali Miroğlu – Yusufçuklar (Kızböcekleri)</li>
<li>Doç Dr. Baran Yoğurtçuoğlu  -İç Su Balıkları</li>
<li>Uzman Şafak Arslan – Kuşlar – Memeliler</li>
<li>Uzman Mehmet Kaya – GIS</li>
</ul>
<p><a href="https://www.insanvedoga.com/turkiyenin-onemli-doga-alanlari-envanteri-guncelleniyor/">Türkiye’nin ‘Önemli Doğa Alanları Envanteri’ güncelleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.insanvedoga.com">İnsan ve Doğa</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.insanvedoga.com/turkiyenin-onemli-doga-alanlari-envanteri-guncelleniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
